“Dünyada hiçbir milletin kadını, ben Anadolu kadınından fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadını kadar emek verdim, diyemez. Erkeklerden kurduğumuz ordumuzun hayat kaynaklarını kadınlarımız işletmiştir. Çift süren, tarlayı eken, kağnısı ve kucağındaki yavrusu ile yağmur demeyip, kış demeyip cephenin ihtiyaçlarını taşıyan hep onlar, hep o yüce, o fedakar, o ilahi Anadolu kadını olmuştur. Bundan ötürü hepimiz bu büyük ruhlu ve büyük duygulu kadınlarımızı, şükranla ve minnetle sonsuza kadar aziz ve kutsal bilelim.
M.Kemal Atatürk”
Türkiye’de önce posta listesi olarak başlayıp, daha sonra dernekleşmeye giden yeni bir yapılanma var. Başlangıcını Atatürkçü kadınlarımızın yaptığı, ancak artık kapsamı çok büyümüş olan bu birleşme
ATAK Derneği olarak hayata geçti / geçiyor. Derneğin İstanbul ve Ankara’dan sonra bugünlerde İzmir şubesi kuruluyor. Derneğin web sitesinden bir pasajla daha bu günceyi bitirelim:
“Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasında büyük emeği geçen Türk kadınını bu sözlerle övdü Atatürk.
Bu övgülerini sözde bırakmadı.
Türk kadını, O’nun önderliğinde 1926 yılında Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilip yürürlüğe giren Medeni Kanun’la “şeriat” ın zincirinden kurtuldu ve çağdaş dünyada hak ettiği yerini aldı.
Şimdi, o Türk kadınının bu haklarını bir daha asla kaybetmeye niyeti yoktur.”
« Gizle