Akışkanlar hareketlerine başlamaları ve durmaları sırasında su koçu veya su darbesi (water hammer) olarak geçen bir hareket yaparlar. Bir pompa yardımıyla veya iki nokta arasındaki kot farkı nedeniyle sabit bir hıza sahip olan akışkan, pompanın aniden durması veya su hattının kapatılması gibi bir durumda hareketini devam ettirmeye çalışır. Bu nedenle de hat üzerinde ileri-geri birkaç kez giderek sürtünme ile enerjisini harcar. Su darbesi özellikle büyük sistemlerde tehlikelere de neden olabilir. Bu nedenle hat üzerinde su darbesini emen basınç tankları veya denge bacaları kullanılmaktadır.
Geçenlerde akışkanların bu özelliğini kullanarak suyu pompalayan bir pompa çeşiti ile karşılaştım. Başlıkta da yazdığı gibi buna su koçu pompası deniyor. Pompalamaya son verildiğinde, suda kendiliğinden oluşan darbeleme kullanılarak üst üste darbeler üreten ve bu şekilde suyu hat üzerinde azar azar ilerleten bir sistem. Tabi suyun pompaya belli bir basınçla gelmesi gerekiyor (örneğin bir miktar yüksekten). Suyun bu basıncından elde edilen enerjinin yaklaşık %95′ini suyu darbeleyerek ve bu şekilde hatta ilerleterek harcayarak, geriye kalan %5′lik payı su olarak hedefine vardırıyor. Peki bu kadarcık suyun ne önemi var? Eğer elektrik dahil hiçbir başka güç harcamıyorsanız çok büyük önemi var.
Böyle bir teknoloji özellikle yenilebilir enerji kaynakları gibi genellikle sınırlı güç elde edebileceğiniz bir sistem kullanıyor veya kullanmayı amaçlıyorsanız hayati olabilir. Malesef Türkiye’de su koçu pompalarından haberdar olan çok az kişi var ve doğal olarak da Türkiye’de bu tür ürünler bulunamıyor.
Konu hakkında çok fazla bilgi sahibi değilim. Eğer bu konuda uzman kişiler bu yazıya denk gelirse, yorum bölümünden biraz daha bilgi verebilirlerse sevinirim.
« Gizle