Arşiv: Mart, 2010

Bilişim sektöründe işsizlik ve Hintli bilişim uzmanı ithalatı

Bugün turk.internet.com‘da Türkiye’deki bilişim sektöründeki işsizlik üzerine bir habere rastladım. Haberin iki boyutu var. İlki:

Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) ilk kez açıkladığı meslek gruplarına göre işsizlik araştırmasına göre; 178 bin bilgisayar eğitimi alan kişinin 98 bini çalışıyor, 25 bin bilgisayar mezunu işsiz. Geriye kalan 55 bin ise sektör içerisinde iş aramadığını belirtmekte.

Bence bundan daha önemli olan ikinci boyutu ise:

Sektörel işsizlik oranının bu kadar yüksek olduğu ülkemizde, bilişim sektörüne yön vermeye çalışan bazı uluslar arası şirketlerin Hindistan’dan bilişim çalışanı ihraç etmeye hazırlandığı duyumu alıyoruz.

Ülkemizde yeterli sayıda bilişimci olmadığı ve Hint’li yazılımcıların, Türk yazılımcılardan daha üstün olduğu şeklindeki savunma ile talep yapılan Hint’li bilişimcilerin proje boyunca gidip gelecek olanlarla sayılarının 10.000 civarına ulaşacağı belirtiliyor.

Bildiğim kadarıyla yabancı işçi için Türkiye’de izinden çok yasaklama var ve çalışma izinleri ancak yurt içinde belirli bir süre içinde aynı işi yapabilecek çalışan bulunamayacaksa uzatılıyor. Tabii kayıt dışı cenneti ülkemizde bu bir sorun olmaktan çıkıyor.

turk.internet.com’daki yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Yorumlar (1)

Özgür yazılım kullanıyorsan düşmansın

Bilişim ÜssüBugün PCLabs‘ta ilginç bir habere rastladım. ABD’de telif haklarının korunması konusunda “çeşitli” çalışmalar yapan MPAA, RIAA ve IIPA adlı kuruluşlar biliniyordu. Bunlardan ABD çıkarlarını gözetme misyonuna sahip olan IIPA‘in Special 301 adlı bir tür kara listesi de varmış. Türkiye de izlenenler olarak bu listede yerini almış durumda.

Burada PCLabs editörlerinden Murat Gamsız’dan alıntılayayım:

Edinburgh Üniversitesinden Andres Guadamuz bir araştırma yapmış ve IIPA’nın Amerikan hükumetine açık kaynağın korsanla eş tutulmasını, hatta tehdit listesine alınmasını öngören bir istekte bulunuğunu tespit etmiş. Endonezya, Brezilya ve Hindistan’ın Special 301 listesine alınmasını, zira bu ülkelerin açık kaynak kullanımı teşvik ettikleri ve dolayısıyla da Amerikan yazılım şirketlerinin zarara uğradığı belirtilmiş. Telif hakları ile ilgili algının da zayıflamasına yol açıyormuş açık kaynak kullanımı. Bir bakıma yazılımın mutlaka parayla alınacak bir şey olduğu algısı desek yeridir.

Türkiye raporunun yaptırımlar bölümünde en çok P2P ağları üzerinde durulmuş. Tam da İstanbul Vatan Caddesi’nde Bilişim Suçları Üssü‘nün temelleri atılırken ilginç bir rastlaşma oldu. Umalım da birçok yönden dışa bağımlı olan ülkemiz özgür yazılım ile korsanın ayrımını yapabilsin.

Yorumlar